Tasarım,
sanat ve fikir kütüphanesi

VideoBox - Video Röportaj Serisi

16.02.2015
Sayı 8

Daha önce heykeltraş Onur Çanka, cam sanatçısı Egemen Kemal Vuruşan ve tasarımcı Gamze Yalçın ile yapmış olduğumuz video röportajlara şimdi de Bizon Stüdyo'dan tasarımcı Murat Yılmaz, freelance olarak çalışan illustratör Sedat Girgin, Hoşaf Atölye'den grafik tasarımcı Şeyda Ünal ve Timuçin Öncül ile devam ediyoruz.

Bizon Studio

Murat Yılmaz: 2011 Yılı Kütahya Dumlupınar Seramik Bölümü mezunuyum. Sakarya Üniversitesi’nde yüksek lisansıma devam etmekteyim aynı zamanda. Okulun bitmesiyle birlikte böyle bir proje yapmaya başladık. 3 arkadaşla birlikte Bizon’u kurduk. Seramik, heykel ve takı bizim birinci branşımız olan işler ve bu branşta bir sürü ürün tasarımı ve ürün çıkarmaya devam ediyoruz. O malzeme arayışı sırasında bu kağıt malzeme ile tanıştık. Oradan işte tabureler, aydınlatmalar, şapkalar vs. Derken betona bulaştık ve betonla ürün tasarımlara yapmaya başladık. Beton ile ahşapı birleştirdik. İki farklı malzemeyi birleştirdiğimizde de farklı bir doku çıktığını ve insanların aslında bu dokulardan etkilendiğini gördük. Daha sonra şapka yapalım, eğlenceli olsun, her insana ulaşsın, kullanabilsin ve aynı zamanda geri dönüşümlü bir malzeme olduğu için de bu döngüye de bir katkımız olur diye düşündük.

Yer olarak Moda'yı seçmemizin bir sebebi var tabiki. Hepimizin çocukluğunun, gençliğinin geçtiği bir lokasyon burası. Hikaye bu şekilde kendi kendine alıp gitti zaten, şuanda da keyifli bir noktaya geldi.
Sedat Girgin - İllüstrator

İlk başta Güzel sanatlar lisesine devam ettim. Güzel sanatlar lisesinde temel sanat eğitiminden sonra Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü’ne girdim. Bölümde devam ederken desen çizmeye devam ediyordum. Aslında resim bölümü istiyordum fakat o dönemki maddi şartlar nedeni ile daha garanti meslek sahibi olmak anlamında Endüstriyel Design Tasarım Bölümüne girdim. Daha sonra çok sayıda çocuk kitabı yapmaya başladım, Can Yayınlarına başladım. O dönem yenilik peşindelermiş, ona tam denk geldim. Sonra çok beğenildi işlerim, biraz farklı bulundu tarzım. Genel çocuk kitabı resimlemeleri dışında, daha farklı bir alternatif olarak iyi buldular.

Çizimlerimi yaparken aslında tamamen o anki duyguyu yansıtmaya çalışıyorum. Genelde bir hikaye üzerinden çizim yapmayı seviyorum. Ben lise zamanında Schielle’den çok etkilenmiştim. Onun resimlerine sürekli bakardım, duygusu çok hoşuma giderdi. Yani çizgi tadı, o rahatlığı. Herhalde ona çok fazla bakmışım, biraz onun etkisini taşıyorum gibi geliyor. Yaptığım işi görünce “a bunu Sedat yapmıştır” dedirtebiliyorsam, o benim için tamamdır.

Hiçbir şeyin farkında olmadan müzik yapmaya başladık. Davul çalarken çok rahatladığımı hissediyorum. Yani bazen çok zor oluyor hakikaten, işlerin arasında stüdyolara girmek provalar yapmak, konserlere koşmak, kayıtlara koşmak zor olabiliyor ama yaptığım bir işin yanında bir iş daha olması beni biraz rahatlatıyor. Müzik olmazsa olmaz oldu.
Hoşaf Atölye

Timuçin Öncül : Marmara Güzel Sanatlar Üniversitesinde Şeyda ile tanıştık. Şeyda o sıralar defter yapıyordu ve biz de bunu biraz daha profesyonel hale getirmek istedik. Şeyda Ünal : Okuldaki bitirme projesinde bir konu belirledim. Seyehat etmek üzerine bir konuydu. Kadıköy haritası ile başladım işe. Önce Kadıköy haritasını yaptım, turistik bir harita bu, içinde mekanlar var, dışarıdan gelen birinin Kadıköy’ü gezebileceği bir rota var. Onun dışında yan ürün olarak da kartpostallar ve defterler tasarladım. Tamamen seyehatinizde yanınızda bulundurabileceğiniz, içini doldurabileceğiniz, içinde farklı yönlendirmeler olan bir defter ile başladı olay.

Ben kendi kendime defter yapma çalışıyordum birgün, Timuçin’e hediye etmek üzere. Daha sonra Kadıköy’de dükkanı olan bir mücellit ile tanıştım. Onun yanında çıraklık ettim. Haftanın bir günü gidip yaptığı işleri gözlemliyordum. Kağıt nasıl katlanır, nasıl müdehale edilir, nasıl tamir edilir. Biraz bunları gözlemleme olanağı buldum onun yanında. Klasik cilt yapmayı öğrendim. Defter kapaklarında serigrafi ve linol baslı, uno baskı gibi teknikler uygulayacağız şimdi. Geleneksel tekniklerle bitkilerin suyundan elde edilen boya ile kağıtları boyayıp biraz daha özel defterler yapmayı düşünüyoruz. Timuçin Öncül : Defterlerin satışına şöyle başladık. Önce bir arkadaşın kafasi var oraya götürdük, daha sonra bir iki tane dükkana götürdük ve internet sitesine sunduk. Onlar kabul ettiler ve biraz yaygınlaşmaya başladı. Biz de daha sonradan defterleri bir kutuya koyarak satmaya karar verdik. Moda’da bir bisikletin arkasında haftasonları akşam saatlerinde birkaç saat Şeyda ile çıkıp tamamen işborta mantığına yönelik defter satmaya başladık. Bize gelen tepkiler o kadar iyi olmaya başladıki, oradan farklı işler almaya başladık. Şeyda Ünal : Hoşaf Atölye ürünlerini İstanbul’da birçok tasarım ürünleri satan dükkanlardan, web sitelerinden bulabilirsiniz. Ayrıca sosyal medyada da en çok Facebook’da aktif olmak üzere ürünlerimize ulaşabilir ve etkinliklerimizden haberdar olabilirsiniz.

Sayı 8
Varvara - Süngere Belgesel Çerkes Köyleri