Tasarım,
sanat ve fikir kütüphanesi

Şehirde Yoga

17.02.2015
Sayı 8

Farkında mısınız bilmem ama İstanbul’da hayatımız hızlanıp karmaşıklaştıkça şehri saran bir panzehir gibi yoga.

Beş yıla yakın Hürriyet’in Kelebek ekinde ‘Çekirge’ olarak zıp zıp zıpladım her hafta. O köşeyi yazma fikrini geliştirdiğimde amacım, başta kendim olmak üzere, şehirde yaşayan ve adeta robotlaşan insanlara, ‘bi durun!’ demekti. Bi durun ve kendinizi fark edin. Siz kimsiniz? Neden mutlu olmakta zorlanıyorsunuz? Neden nefes alamıyorsunuz? Neden hep koşuyorsunuz? Neden bu kadar çok hastalanıyorsunuz? Bu soruların cevabını hep birlikte bulmaya çalıştık yıllarca. Bulmak için yola çıkmak bile güzeldi. Çünkü hayat aksiyondayken akar.

O zamanlarda Tai Chi hocam olan Sermed Tezel, bana ‘dinamik teslimiyet’ kavramını öğretmişti. Elinden gelenin en iyisini yap ve teslim ol Çekirge, derdi. Nur içinde yatsın. Evet, ben onun çekirgesiydim, yani öğrencisi. Çekirgelik, zamanla hayat felsefem halini aldı. Ömrümün sonuna kadar öğrenci kalacağım.

Yine şehir hayatına dönersek, bizi teslim alan yetişme telaşı ve hız, ilk halletmemiz gereken konudur. ‘Farkındalıkla yavaşlatılmış, kendi haline bırakılmış beden, zihin ve ruh hali kişinin en verimli bütünlüğünü ortaya çıkarır. Tüm bedensel işlevlerimiz tabiatın özünde programlandığı gibi kalabilseydi metabolizmamız, sinir ve hormon sistemlerimiz bizi kendiliğinden mükemmele taşır ve hep orada tutardı. Ancak bizler, artık tabiatın değil medeniyetin gösterdiği doğrultuda yaşıyoruz. Rasyonel ve duygusal beynimiz kendini medeniyete göre ayarlarken özündeki programda zaman zaman değişiklikler yapıyor, bizler de bu değişime uyum sağlamaya çabalarken tökezliyoruz. İhtiyacımız olan, bu uyumu başlatan ve başarılı kılan ‘şuurlu yavaşlık’tır’ (*) der Sermed Hoca...
Yavaşlığın farkındalığının tadına varmak için yolu bulmak size kalmıştır. Ben buna tai chi ve yoga ile ulaştım. Bunlar sayesinde ‘nefes’imin farkına vardım. Sanılmasın ki bir dağın tepesindeki manastırda nurlar içinde bir hayatım var. Her fani insanın yaşadığı ne varsa tecrübe ettim çok şükür! Zaten önemli olan, aklımızı kaçırmadan, egzos dumanlı, gürültülü, kalabalık ve mutsuz şehirlerde sakin olabilmek, yavaşlığın, yani aslında kendinizin farkına varabilmek. Nasıl mı? O da size kalmış, benim naçizane önerim, sizi mutlu eden neyse onu yapın. Bunu kişilere, mekanlara bağlamayın. Her şeyden bağımsız sizi mutlu eden ne? Bulmaya çalışın. En büyük meydan okuma, hiçliktir. Herkesin ‘bir şey’ veya ‘birisi’ olduğu toplumda ‘HİÇ’ olabilmek büyük cesaret ve kendini bilmektir. Sessizce meydan okuyun; önce kendinize. Bakın bakalım neler oluyor?

Tam da caz zamanıyken İstanbul’da, onun sloganından esinlenmiş olmalıyım başlıkta: Şehirde Yoga... Peki bu yazının ‘yoga’sı nerede? İşte geliyor...

Tai Chi beni yavaşlatıp hayatı akışına bırakmayı öğretti ve ondan sonra hayatıma pek çok yeni yol ve insan ekledi. Yoga bunların başındaydı; bir kendini dönüştürme ve gerçekleştirme şekliydi. Tasarım için farkındalık gerekir. Kendinizi de tasarlayabilirsiniz. Hızlıysanız yavaşlayabilir, sinirliyseniz sakinleşebilir, şişman olduğunuzu düşünüyorsanız zayıflayabilirsiniz. Aslında ne isterseniz, o olur. Bunu fark ettiğimde 2000’li yılların ilk yarısıydı... O zaman uzaylı gibi bakıyorlardı bana. Oysa üzerinden fazla değil, on yıl geçti ve AVM’lerde, müzelerde, okullarda yoga yapılır oldu. Dört yaşındaki oğlumla her fırsatta gittiğimiz ve çok sevdiğimiz ‘ İyi Cüceler Kitabevi’nde bu kış önceliğimiz kitap değil, çocuk yogası dersleri halini aldı... Şimdi, yani sıcak yaz günlerinde İstanbul’daysanız, güne huzurlu bir başlangıç için iki önerim olacak:

- Katı Açık Park alanında gerçekleşen yoga seansıyla şehrin orta yerinde, ücretsiz yoga yapabilirsiniz. Bilstore mağazalarında satılan Lole Women adlı Kanadalı bir markanın felsefesi bu. Marka, daha önce dünyada MoMA, Grand Palais, Royal Ontario Müzesi gibi farklı mekanlarda düzenlemiş yoga seanslarını.
Bilgi ve rezervasyon için: 0533 931 29 32 lole@bilsar.com

- Emirgan’daki Sakıp Sabancı Müzesi. Bu yıl ikincisi düzenlenen SSM Bahçesi’nde Yoga dersleri 18 Haziran’da başladı. Ağustos sonuna kadar her Çarşamba sabah 08:30-09:45 saatleri arasındaki dersler her seviyeye açık ve Cihangir Yoga eğitmenleriyle gerçekleştiriliyor. İsterseniz bağışta bulunarak SSM Eğitim programlarına katkıda bulunabiliyorsunuz.
Bilgi için: 0212 277 22 00
Sayı 8
Velvele Kış Uykusu