Tasarım,
sanat ve fikir kütüphanesi

Mücahit Muğlu

22.01.2018
Sayı 19

Mücahit Muğlu: “O ilk adımı attıktan sonra, gerisi çorap söküğü gibi geliyor.”

Röportaj: Şener Yılmaz Aslan


Biraz kendinden bahseder misin? Nasıl başladı ilk yolculuğun? Nereden geliyor bu her gün farklı bir şehirde uyanma isteğin?

23 yaşındayım, Malatya’da doğup büyüdüm. İstanbul’a üniversite okumak için gelip 5 sene boyunca Mühendislik eğitimi aldım. İlk seyahatlerim, İstanbul’a gelmemle başladı diyebilirim. Yaptığım yolculuklardan sonra, yolda olmanın bana huzur ve mutluluk verdiğini fark ettim. Bu farkındalığın ardından, seyahat etmek için büyük zaman dilimleri ayırıp her fırsatta yeni yerler görmek üzere yola çıkmaya başladım.

Diğer gezginlerden farklı olarak gittiğin bazı yerlere farklı zamanlarda tekrar tekrar gittiğin oluyor. Seni o yerlere tekrar götüren şey nedir?

Bu soruyu tekrar tekrar Karadeniz yaylalarına gittiğim için sorduğunu düşünüyorum. Türkiye’de seyahat ettiğim birkaç yerden aşırı derecede etkilendim. Bunlardan birisi Rize’nin Çamlıhemşin ilçesi. Gidip gördüğümden beri her fırsatta tekrar gitme planları yapıyorum. Birçok yerini defalarca gördüm ama yıllarca yaşasam bile bıkmayacağım türden yerler. Özellikle doğası güzel olan yerlere bayılıyorum. Kendimi huzurlu hissettiğim bu tarz yerlere defalarca gidebilirim.

Bir süre önce İzlanda’da da kamp yapma fırsatın da oldu, oradaki deneyimlerin neler?

İzlanda’nın en görkemli şelalelerinden Skogafoss’un hemen ön tarafında kamp yaptım. İlk gün oldukça rüzgarlı ve soğuktu. Biraz zorluk yaşasam da geceleyin çadırdan çıkıp gördüğüm kuzey ışıklarının manzarası, her şeyi unutturdu. İzlanda’da kamp yapmak sürprizlerle dolu. Bir de tek başınıza kamp yapıyorsanız çok farklı hissettiriyor.

Yakın zamanda bir de Kars’a tren yolculuğu yaptın. Yolculuk mu yoksa Kars mı seni daha çok etkiledi diye sorsam?

Tren yolculuğu ayrı, Kars ayrı etkiledi diyebilirim. Doğu Ekspresi’nde geçen her dakika muazzamdı. Trenin bir varış noktası olmasa haftalarca o kompartımanda gidebilirdim diye düşünüyorum. Bütün Anadolu film şeridi gibi trenin penceresinden akıp gitti. Kars’a vardıktan sonra gerek mimarisi gerek doğası ile ayrıca etkilendim. Doğu Ekspresi ve Kars gezisi için; Türkiye’de değeri yeni yeni anlaşılan muhteşem deneyimler diyebilirim.


Bir gezgin için en önemli şeylerden biri de gezip gördüğü yerleri iyi bir şekilde kaydedebilmek sanırım. Senin fotoğraf bilgin nereden geliyor, yolculuklara başlamanla paralel gelişen bir şey mi?

Fotoğrafçılık bilgimi tamamen okuyarak ve her gün sokaklarda pratik yaparak edindim. Henüz fotoğraf makinem bile yokken, okulda fotoğrafçı olarak çalışmaya başlamıştım. Üniversitedeki profesyonel ekipmanları kullanarak fotoğrafçılık bilgimi daha hızlı bir şekilde ilerlettim. Yaptığım seyahatler ve bulunduğum yerler, ilgi çeken fotoğraflar çekebilmem için büyük bir avantaj oldu.

Gezmeyi çok isteyen ama ilk adımını bir türlü atamayanları cesaretlendirmek için neler söylerdin?

O ilk adımı attıktan sonra, gerisi çorap söküğü gibi geliyor, bundan emin olabilirler… Arkadaş çevremdeki evinden hiç çıkmayan insanlar, ilk seyahatlerinden sonra bir gezginden daha çok gezmeye başladılar neredeyse. Eğer gerçekten gezmek istiyorsanız, ilk adımı atmaktan çekinmeyin. İçinizdeki istek size doğru yolu gösterecektir.

Türkiye’de gidilmeye değer bulduğun aklına ilk gelen birkaç kamp alanını sorsam?

Kaz Dağları Milli Parkı, Akyaka Orman Kampı, Yedigöller Milli Parkı diyebilirim. Yoğun sezonlar dışında gidildiği takdirde üçüne de gitmeye değer.

Yakın zamandaki planların neler, sırada nereler var?

Yakın zamanda Güney Asya’da birkaç ülkeye seyahat edeceğim. Her zamanki gibi doğa odaklı gezilerim ve keşiflerim devam edecek. Ayrıca fotoğraf çekimlerinden ziyade video çekimlerine ağırlık vermek de planlarım arasında yer alıyor.

Sayı 19
18. Sayı Kapağı M. Cevahir Akbaş