Tasarım,
sanat ve fikir kütüphanesi

Mojca Juvančič

28.01.2017
Sayı 15

“Yoga yapmak için yeterince esnek olmadığınızı söylemek, duş almak için fazla kirli olduğunuzu söylemek gibidir.”

Röportaj: Şener Yılmaz Aslan

Fotoğraflar: Alenka Klinar


Kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

Adım Mojca Juvančič, Ljubljana’da (Slovenya) yaşıyorum ve yedi yıldır yoga eğitmenliği yapıyorum. Sosyal bilimler eğitimi gördüm ve çok keyif aldım ama bu alanda çalışmayı hiç planlamadım. 

Yoga yapmaya nasıl başladınız?

Annemle başladım. O sıralar zor bir süreçten geçiyordum, yoga başa çıkmama yardım etti. 

Kendinizi kişisel ve mesleki olarak yogaya adamaya ne zaman karar verdiniz?

Yoganın bir şekilde kendimi daha iyi hissetmemi sağlayan bir yanı olduğunu fark edince daha derinlemesine araştırmak istedim. Sonuçta yolum Hindistan’a çıktı ve ilk eğitmen eğitimini aldım. Aslında niyetim bitirdikten sonra yoga eğitmenliği yapmak değildi; daha ziyade kendi kişisel gelişimim için yogaya duyduğum meraktı. Ama Hindistan’daki kursu tamamladıktan sonra öğrendiklerimi paylaşmak istediğimi hissettim. Eve döndükten sonra haftada bir ders vererek başladım; aslında iyi de oldu çünkü bir yandan okula devam ediyordum. Yıllar içinde ders sayısı arttı. Şu an haftada 14 ders veriyorum ve çok seviyorum. 



Yoganın hangi türünü öğretiyorsunuz? Açıklayabilir misiniz?

Benim öğrettiğim tür vinyasa yoga. Vinyasa, nefesle hareket etmek demek ama başka anlamları da var. Budizm felsefesinin dili olan Sanskritçe, yoga uygulamalarında yaygın olarak kullanılıyor. Oldukça ilginç bir dil zira bir kelimenin pek çok tercümesi ve farklı anlamları olabiliyor. 

Verdiğim eğitimin merkezinde vücudun, nefesin ve zihindeki dalgalanmaların farkında olmak bulunuyor. Bu sayede her zaman bilinçli olabiliyor ve anda kalabiliyorsunuz.  Her eğitmenin kendi “yoga türü” olduğunu düşünüyorum. Sanırım herkes kendisinde işe yaradığını gördüğü yöntemle öğretiyor. En azından ben öyle yapıyorum. 

Sizce herkes yoga yapabilir ve keyif alabilir mi?

Batı dünyasında yoga kavramı genel olarak yoga duruşları yani asanalar şeklinde yorumlanıyor. Ama asanalar aslında yoganın sadece bir kısmı. Hatta gerekli bir kısmı bile değil. 

20 yaşındaki birinin yaptığı yoga 70 yaşındaki birininkiyle aynı olmayacaktır. Ama her ikisi de yapabilir, keyif alabilir ve faydasını görebilir. Milliyet, din veya bizim veya başkalarının bize yapıştırdığı etiketlerle alakası yoktur çünkü evrenseldir. 

Vücudunuz varsa ve nefes alıyorsanız yoga yapabilirsiniz... 

Yoganın alternatif bir şifa ve tıp yöntemi olduğuna inanıyor musunuz?

Tamamlayıcı olduklarını söylemeyi tercih ederim. Ama yoga ve tıp arasında ters orantılı bir ilişki de var. Ne kadar çok yoga yaparsanız o kadar az ilaca ihtiyacınız oluyor. 



Yoga bir yaşam tarzı mı yoksa bir egzersiz ve meditasyon yöntemi mi?

Kime sorduğunuza bağlı. Benim için bir yaşam tarzı. 

Akılcı yapılırsa harika bir egzersiz olabilir. Ayrıca farkındalık içinde yapılırsa zihninizi sakinleştirmek için de çok iyi bir araçtır. Disiplinle yapıldığında hayatınızın her alanına nüfuz ediyor ve yaşam tarzı haline geliyor. 

Bir yoga eğitmeni olarak misyonunuz ne? Kime neden ulaşmak istiyorsunuz?

Misyonum, insanların kafalarının içinden çıkıp bedenlerine odaklanmalarını sağlamak. Düşünmekten hissetmeye geçmelerine yardımcı olmak yani. Dikkatinizi vücudunuza verip hareketlerinizi, nefesinizi ve bedeninizdeki duyuları gözlemlemeye odaklandığınızda zihin dinleniyor ve kişi anda kalabiliyor. 

Hayatınızı neden yogaya adadınız ve sizi nasıl değiştirdi?

Yoga, hayatımdaki inişler ve çıkışlarla başa çıkmama yardımcı oldu. Çalkantılı zamanlarda sakin kalmamı sağlıyor. Bana şükretmeyi ve hayatını değerini takdir etmeyi öğrettiği için çok daha dolu ve farkındalık içinde yaşıyorum. 

Sizce bazı insanlar neden yogadan çekiniyorlar? Bunu nasıl aşabilirler?

Bunu aşmak için anlamak gerekir. Bazı insanlar hâlâ bunun kabul etmeleri veya geçmeleri gereken bir dini inanç olduğunu düşünüyor. Yok böyle bir şey! 

Yoga aydınlanmaya giden bir yoldur. Zihninizi sakinleştirmenin bir yöntemidir. Ya da harika bir egzersiz. Ne istiyorsanız, neye niyet ediyorsanız odur zira patron sizsiniz. 

Bir şekerciye gitmek gibi düşünebilirsiniz. Bugün istediğiniz bir şekeri seçersiniz, yarın başka birini denemek isteyebilir ya da istemezsiniz. Hepsi sizin seçiminiz. 

Bazıları ise yoga yapacak kadar güçlü veya esnek olmadıklarını düşünüyor. Geçenlerde okuduğum bir deyiş buna çok güzel yanıt veriyor: “Yoga yapmak için yeterince esnek olmadığınızı söylemek, duş almak için fazla kirli olduğunuzu söylemek gibidir.”  Tabii, sağlıklı bir vücut için, kuvvetlenmek ve esneklik kazanmak için de yoga yaparız. 

Sayı 15
John Berger Mustafa Akkaya