Tasarım,
sanat ve fikir kütüphanesi

Merve Özaslan - Kolaj

10.12.2015
Sayı 12

Mimar Sinan Üniversitesi Seramik Bölümü’nden mezun olan Özaslan, okul döneminde takı yapmaya başladı ve bir takı projesiyle mezun oldu. Mücevher piyasasına geçtikten sonra çeşitli firmalarda çalıştı, halen serbest olarak tasarım yapmaya devam ediyor. Diğer yandan ise yurtdışında büyük ilgi gören doğa konseptli kolajlar hazırlıyor. Kendisiyle, Kadıköy’deki Anti-Cafe’de bir araya gelerek kolajlar hakkında konuştuk.

Röportaj: Şener Yılmaz Aslan


Kolaja ilgin ne zaman başladı?

Çocukluğumdan beri benim için bir hobi, bir eğlence aracıydı ve çok uzun süredir devam ediyordum, önceleri tek tük çalışmalarım vardı ama ilk defa bir konsept üzerinde koleksiyon oluşturdum. Çalışmalarımı internette birkaç yere koydum, bu şekilde biraz fark edildi. Tabii okul sürecinde, hem dijital programların kullanımı bakımından hem de göz olarak kendimi geliştirdim. Nelerin bir araya geldiğinde daha iyi sonuçlar vereceğini de öğrendim okulda.

Bunlar tamamen dijital mi?

Evet dijital. Makasla kesme biçme yoktur ama sipariş geldiği zaman çıktılarını alıp keserek geleneksel kolaj gibi yapıyorum ve o şekilde satıyorum. Aslında kafamda, tamamen dergileri kesip biçerek bir şeyler yapma fikri de vardı, ancak geleneksel kolaj için kaynakların çok dar olduğunu fark ettim. Sürekli fotoğraf biriktirmek, dergi biriktirmek gerekiyor. İnternet büyük bir mecra, istediğin tonlarda, istediğin şekilde ve konseptte fotoğraf bulabiliyorsun. Bu yüzden “Neden dijital olmasın ki…” dedim. Zaten dijital sanat çok gelişti, artık kabul edilebilir oldu.

Kimse sorgulamıyor artık dijital mi değil mi diye.

Evet aynen öyle, sonuçta hepsini dijital olarak tutuyorum ve eğer birisi orjinalini yani elle yapılmış ürünü almak istiyorsa, iki fotoğrafın da çıktısını alıp dergiden çıkan fotoğraflar gibi uygun şekilde kesip yapıştırıyorum.

Fotoğraf da çekiyorsun musun peki?

Yok hayır, yabancı sitelerde fotoğrafçı olarak yazıyorlar ancak öyle bir şey yok. Sanırım insanlar siyah beyaz fotoğrafları da benim çektiğimi sanıyor, ancak onlar çok eski fotoğraflar.


Fotoğrafları yüksek çözünürlüklü bulabiliyor musun internette?

Evet bulabiliyorum ve zaten genelde yüksek olanları çalışıyorum. Flickr’da arşivciler oluyor, yüksek çözünürlüklü eski fotoğrafları oralardan edinebiliyorum. Çok beğendiğim ama çözünürlüğü düşük olduğu için kullanamadığım fotoğraflar da var. Onları da kendim için yapıp saklıyorum. 

Özellikle fotoğraflardaki betonun çıkartılıp yerine ağaçlar eklenmesi, siyah beyazın yerine renkli bir görüntü eklenmesi, ister istemez düşündürüyor insanı, böyle bir gönderme düşüncesiyle mi başladın bu işlerine?

Evet böyle bir konsept oluşturdum. Seramik okurken de benim böyle bir konseptim vardı. Asıl mesleğim olan mücevher tasarımcılığıyla ilgili, seramikten doğa formlarını barındıran bir konsept yaptım. Bu fikir çok hoşuma gitti, zevkli işler çıktı, çünkü doğa çok fazla element ve kaynak barındırıyor. Kolajda, içinde doğa teması barındıran birkaç örnek gördüm ve çok hoşuma gitti. “Neden böyle bir seri olmasın?” diye düşündüm. Birkaç tane yaptım çok beğenildi, iyi tepkiler aldı ve devam ettim. Şu an 28-30 parçaya ulaştım ama devam ettireceğim, 50-60 parçaya çıkacak.

Peki sinema ve müzik desem?

Pedro Almodovar’ı çok severim, Miyazaki ve Lars Von Trier severim.  Tim Burton zaten küçüklükten beri çok sevdiğim bir yönetmen. Müzik olarak da genelde indie rock dinliyorum.

Sayı 12
Emir Aksoy - Müzik Sanal'da Öne Çıkanlar