Tasarım,
sanat ve fikir kütüphanesi

Kübra Kaçtıoğlu

29.05.2015
Sayı 11

“Geçmişte kalan gerçeklik eğilip bükülebilir”

Röp: Şener Yılmaz Aslan


Seni biraz tanıyabilir miyiz?

1988 doğumluyum ve senelerdir mimarlık son sınıf öğrencisiyim. Sinemayla ilgili her şeyi çok seviyorum. Gönlüm sinemadan yana olsa da kimi zaman fotoğraf, prodüksiyon, styling işlerinden paramı kazanıyorum. Fakat şu sıralar pek de sevmediğim mimarlıktan geçimimi sağlıyorum. İşten eve, evden işe bir hayatım var. Şimdilik başka pek bir şeye vakit bulamıyorum.

Nasıl bir his seni bu tür işleri üretmeye itti, etkilendiğin sanatçılar da oldu mu ?

Glitch’le fotoğraf makinemin bozulmasıyla tanışmıştım. Fotoğraf çekemeyince üretememe durumu beni rahatsız ediyordu o sıralarda. Bir yandan video sanatı bir yandan sinema merakım çok yoğunlaşmıştı. Ne fotoğraf çekecek ne de video ya da sinemayla ilgili işlerimi üretebilecek imkanım yoktu açıkçası. İşte o sıralarda önceden çekip de kullanmadığım fotoğraflarla oynamaya başladım. İmkansızlıklar bir noktada yeni şeyleri denemeye sürükledi diyebilirim.


Birşeyleri bozarak daha farklı bir estetikte yeni birşeyler yaratma arzun nereden geliyor?

Hareket eden, akan bir zamanın içinde her an geride bırakttıklarımız, benliğimiz de dahil artık o olmaktan çıkmış, gerçekliğini sadece hafızamıza kaydettiklerimizle kavrayabildiğimiz bir bütünlük olmuştur. Oysa gerçek olan sadece şu andır. Hatırladığımız her şey akan zamanın içinde yakaladığımız fotoğraflardır. Geçmişte kalan gerçeklik eğilip bükülebilir, bozulabilir, manipüle edilebilir hatta yalan söyleyebilir. Anlar ya da anılar her zaman farklı bakış açılarının doğurduğu zenginliğe sahiptir. Kısaca bu arzu yakın ya da uzak geçmişin gerçekliğini kanıtlayan fotoğraflarla oynayarak hikayesiz, gerçek dışı ve algılanamaz bir anıyı yaratabilme dürtüsünden geliyor.

Özellikle Distortion serisindeki Fotoğraflar oldukça eski görünüyor, aile arşivi mi yoksa bir araştırma ile bulunmuş fotoğraflar mı?

Seride yer alan fotoğraflar aile albümlerinden bulduğum fotoğraflar. Fotoğraflardaki kişilerin çoğunu tanıyorum, kimisinin de hikayelerini.


Yeni projeler de var mı? Devam edecek misin deforme işlere?

Aslında var ama hepsi kağıt üstünde. En öncelikli olanı bir kısa film projesi. Deforme işlere devam etmeyi çok istiyorum fakat şimdilik kafamdaki hiçbir proje için imkan ve zamanım yok. Bakalım zaman neler gösterecek.

İşlerini sergilemek gibi bir niyetin de var mı, böyle fırsatlar oluyor mu?

Böyle bir niyetim yok ama isteğim var açıkcası. Tabi bunlar biraz da ürkütüyor beni çünkü üç ay sonrasında yaptıklarıma dönüp baktığımda artık işlerim beni tatmin etmiyor. Bu yüzden bazen işlerimi sanal olmayan bir ortamda insanlarla buluşturacak kadar kendime güvenmeyebiliyorum. Zaten internet ve basılı mecralar dışında böyle bir fırsatım olmadı açıkcası.

Neler dinlersin neler izlersin? Bize film ve müzik önerileri verebilir misin?

Müzikle olan sıkı bağımı kopardım bu aralar. Mütemadiyen Morrissey’in yeni albümünü dinliyorum ve tabi ki öneriyorum. Film olarak da en son The Tribe ve Le Fils’i izledim, kesinlikle öneriyorum.

Sayı 11
Yaşar Kemal Gülsen Bal