Tasarım,
sanat ve fikir kütüphanesi

Kaan Bağcı Söyleşisi

19.02.2015
Sayı 7

Genç ve üretken illüstratör Kaan Bağcı ile sizler için bir röportaj hazırladık, keyifli okumalar.

Nedir hikayen, seni illüstrasyona sürükleyen süreç nasıl ilerledi? Hayatında illüstrasyondan önce ne vardı?

Hayatımda hiçbir şey planladığım gibi gitmediğinden aslında. Bunu şikayet eder gibi söylemiyorum aksine hoşuma gittiğinden böyle söylüyorum. Yaratma, ifade etme, eleştirme isteği bitmediği sürece de böyle olacak gibi duruyor. Uzun bir süre müzik ve tiyatroyla ilgilendim. Yurtiçi yurtdışı birçok projede yer aldım. Daha sonrasında maddi sıkıntılar sebebiyle başladığım grafik işlerinden kafayı kaldıramaz oldum. Bunların yanında bir şeyler de karalıyordum ama pek ciddiye almamıştım o zamanlar. Sonra bir gün ben de şu işlerimi bir yayınlayayım deyip bir bloga mail attım onlarda sağ olsunlar reddetmeyip yayınladılar ve yayınlanmasının üzerinden 5 dk. Geçtikten sonra resmi anlamda ilk illüstrasyon işimi aldım. Çok sevindim bu teklife ve hemen çalışmaya başladım daha sonrasında ise süreç çok hızlı gelişti ve birçok marka, ajans, dergi ve yayınevi için bir şeyler üretmeye başladım ve bu şekilde devam ediyorum.

Geçmişinde müzikle ilgilendiğini biliyoruz, müzikle olan bağın halen devam ediyor mu? Devam ediyorsa ne boyutta?

Aslında bu soruya evet diyebilmeyi çok isterdim. Maalesef yoğun iş temposundan dolayı şu sıralar enstrümanların üstü toz tutmuş durumda ama tabii ki dinleyici kısmı bu işin olmazsa olmazı o hep devam edecek:)

Çizimlerinde ne tür malzemeler kullanmayı seviyorsun, kalemler kağıt çeşitleri ve diğerleri...

Genelde dijital çalışmak zorunda kalıyorum yer ve zaman bakımından. Küçücük bir odam var çalışmak zorunda olduğum ve bir de herkesin aşina olduğu deadline meseleleri... Bunlar tabi iş anlamında yaptığım çalışmalarda geçerli şeyler kişisel işlerimde genelde 2 set malzeme kullanıyorum birisi standart kağıt kalem ikilisi :) aslında bu set için çok özel malzemeler kullanmıyorum standart hamur silgi H, 2B,4B,6B,9B kurşun kalemler kullanıyorum. Kağıt için de Fabriano’nun 1.5mtx10mt rulo kağıdını kullanıyorum. İkinci set ise akrilik boya, siyah-beyaz büyük boy fotoğraf çıktıları, mürekkep ve yapıştırıcıdan oluşuyor.

Trigonal Meshes & Animals isimli serin diğer işlerine göre daha ayrıntılı ve uzun zaman alıyor gibi görünüyor. Bir de bir alt metin barındırıyor gibi?

Evet diğer işlerime oranla çok daha fazla ayrıntılı ve zaman alan işler oldular. Bir alt metin var ve bunu açıklamak için uzun bir süre düşündüm bir sürü yazı yazdım ama izlediğim yol bahsi geçen varlığı kendine yabancılaştırmak ve deforme etme noktasında buluşuyor. O deformasyon ve yabancılaşmayı daha net ifade edebilmek için özellikle büyük dişleri ya da boynuzları olan hayvanlar seçiyorum. Aslında bir anlamda dijital ve gelenekselin de bir çakışma durumu mevcut bu işlerde. Bu şekilde bir seri yaptım şimdi daha farklı deformasyon yolları arıyorum ve bu düşüncelerle bir kaç iş daha ürettim ve bunlarda geleneksel yöntemleri kullandım. Diğer işler dijitaldi.
Son dönemde duvar üzerine illüstrasyonlar yaptığını da görüyoruz, çok talep oluyor mu ve ne gibi sıkıntılar yaşıyorsun?

Gerçekten inanılmaz zevkli oluyor duvara çizmek :) tabi bir o kadar da yorucu. 7 metrelik bir duvar çizimini bitirebilmek için 2 gün 12’şer saat mesai yaptım. Belki de ben beceremiyorumdur bilmiyorum. Evet, bu alanda talep var ve yeni çalışmalar olacak şimdiden detay vermek yanlış olur ama İstanbul da 3-4 ayrı yerde bir de Antalya’da bir duvar boyama işim olacak yakında detayları paylaşırım. Bunlarla ilgili sorun akrilik ve fırçayla yaptığım için bazen kuruma ve kapatma sıkıntısı yaşıyorum onun dışında zaten izin verilen alanlar olduğundan herhangi bir problemle karşılaşmadım.

İşlerini sergileme fırsatı bulabiliyor musun? Sergilemeler de satış olanağı oluyor mu?

Genelde karma sergilerde yayınlama fırsatım oluyordu. Açıkçası bu işler satılsın diye bir düşüncem şu ana dek hiç olmadı ama insanların böyle bir şeyi talep etmesi gurur verici ve beni mutlu ediyor. Yakında İzmir’de bir kişisel sergim olacak orada yeni işlerimi sergileyeceğim, şuan onlar için çalışıyorum. Bir yandan da Amsterdam Kallenbach Gallery / Works On Paper isminde bir karma sergi de işlerim yayınlanacak. Heyecanla açılacağı günü bekliyorum.

İstanbul’a sık gelip gidiyor musun, alanınla ilgili olarak İstanbul’un iş potansiyeli İzmir’den daha yüksek sanırım.

Evet, iş sebebiyle sıkça gidip geliyorum, kesinlikle daha yüksek zaten İzmir’de yaşamama rağmen sadece İstanbul’a iş yapıyorum. Aslında İzmir İstanbul ikileminden çok iş anlayışı ve deneyimi bakımından İstanbul çok önde görünüyor. Aslında İzmir’de yaşayıp İstanbul’a çalışmak güzel bir denge oluşturuyor İzmir’de zaman çok İstanbul’da da iş :) yeterince zaman ve kaliteli iş ikilisini böyle yakalamayı planlıyorum ve şu sıralarda yakaladım sanırım.

Son olarak kişisel olarak hazırladığın 2014 takvimini çok beğendik, bir takvim yapıp arkadaşlarına dağıtma fikri nereden aklına geldi?

Bu işleri yapmaya başladığımdan beri aklımda olan bir fikirdi. Arkadaşlarımın da desteğiyle 2013 içinde yaptığım işlerden 6 tanesini seçtim ve bir takvim bastırıp eşe dosta dağıttım. Aslında sadece kişisel bir istekti bu, bunu yapabildiğim için çok mutlu oldum tabii arkadaşlarımın yardımı olmasaydı yapamayacaktım. Bir de benden devamlı print isteyen insanlar vardı ve her zaman isteklerine cevap verebilecek vaktim olmayabiliyordu bu takvim de bir anlamda o istekleri karşılamamı sağladı. Artık bu takvimi edinen insanların elinde 6 tane çalışmam var en azından ben böyle bakıyorum :) bu arada aşağıdaki linkten takvimin pdf’ini edinebilirsiniz.
Sayı 7
Agence Le Journal Video Röportaj Serisi