Tasarım,
sanat ve fikir kütüphanesi

James Turrell

23.02.2015
Sayı 4

Turrell, “ışığın güçlü bir madde olduğunu” açıklar. “Ona birincil bir bağımız vardır. Ancak, böylesi güçlü bir şeyin hissedilebileceği durumlar kırılgandır... Onunla çalışmayı siz onu fiziksel olarak hissettiğiniz, uzama yerleşmiş ışığın varlığını hissettiğiniz için seviyorum” demektedir. “Siz alıp kendinizi gösterebileceğim bir duruma yerleştirmeyi tutkuyla seviyorum. Sizin için bir deneyim olacak.”

Turrell 1960’lı yıllardan beri, belli estetik kaygılarını fark eden birleşmiş geniş bir yelpazede tasarımlarını yapmaktadır: algı ortamını etkileyen bir malzeme olarak aydınlatmanın kullanımı; geometride temellenen damıtılmış bir biçimsel bir dil; renk efektlerinde optik ve duygusal ilgi; katılık ve eteral arasında karşılıklı etkileşim; ve sessiz, neredeyse saygı uyandıran içebakış ve yansıma atmosferi vurgusu. Erken dönem çalışmalarını üzerine inşa ettiği algısal mahrumiyet – özel olarak, bakanların renklerin yönünü şaşırdığı ve kiplenmediğini deneyimlediği Ganzfeld etkisi— temelinde Turrell, kişinin kendi duyularının işlevinin ve ışığın maddi unsurlarının farkına varacağı ve “kendini görürken görmek” olarak adlandırdığı yansıtıcı vizyon durumunu gözetir.

Turrell, “ışığın güçlü bir madde olduğunu” açıklar. “Ona birincil bir bağımız vardır. Ancak, böylesi güçlü bir şeyin hissedilebileceği durumlar kırılgandır... Onunla çalışmayı siz onu fiziksel olarak hissettiğiniz, uzama yerleşmiş ışığın varlığını hissettiğiniz için seviyorum” demektedir. “Siz alıp kendinizi gösterebileceğim bir duruma yerleştirmeyi tutkuyla seviyorum. Sizin için bir deneyim olacak.”

Sanatçının gerçekleştirdiği, neredeyse altı yıllık bir planlamanın sonucu, en büyük kurulumlardan birisi olan Aten Devri Guggenheim kubbesinin altındaki havayı ve ışığı maddeleştirecektir. Çalışma, bina ile tamamen yeni bir karşılaşma öneriyor; dikkat, bina sınırlarından alınarak iç alana yöneltiliyor, Turrell bunu “ışıkla yaratılan uzamın mimarisi” olarak adlandırıyor. İlk kez olarak, kubbe yalnızca aşağıdan deneyimlenebilecek – insanların bakışlarının açık bir engellemesi olarak değil ama ziyaretçilerin başlarının üzerinde genişleyen ve daralan enerjik ışıklar kütlesiyle gerçekleştirilecektir.

Aten Devri’nde, gün ışığı müzenin gözlerinden girer, müze tavanından sarkan büyük asamblenin en derin katmanına kadar bu ışık akar. LED armatürlerle hizalanan geçmeli koni serileri kullanan kurulum bu gün ışığı merkezini beş eliptik hareketli halkayla çevreler, renkli ışık, müzenin eğimli bağlı yollarından ağrı yankılanır. Tipik Turrell çalışmalarında olduğu gibi, efekti yaratan aparatlar genelde görülmemesi için saklanmıştır, böylece izleyiciler gördüklerini kendi algılarına göre yorumlamaya yöneltilirler. Çalışma, topluluksal bir bakıç uzamında derin düşünme durumunu özendirirken, Guggenheim’in ilk müdürü ve nesnel olmayan sanatın özendirilmesinin öncüsü olan Hilla Rebay’ın sözleriyle müzenin “ruhların tapınağı” olan kurucu kimliğini yeniden alevlendirmektedir.

Aten Devri ayrıca Turrell’in, Arizona Flagstaff dışındaki çölde yapımı sürmekte olan büyük eseri Roden Krateri Projesi (1979- ) ile ilişkilidir. Tamamlanınca, değişiklikler yapılmış sönmüş bir volkan neredeyse iki düzine farklı kuruluma ev sahipliği yapacaktır, bunların çoğu astronomik olgulara göre dizilmiş ve hepsi birlikte doğal bir parlaklık oluşturacaktır. Turrell’e göre proje tasarımı bilgisi, göksel olaylara eğilimli eskiçağ gözlemcileri tarafından sağlanmış. Guggenheim’in kendisi eskiçağ mimarisinin bir yansımasıdır – Wright onu ters çevrilmiş bir zigurat olarak imgelemiştir- ve Aten Devri’nin eliptik biçimi Roden Krateri ve Agua de Luz’un (Turrell tarafından 2012 yılında Yucatan’da inşa edilen eliptik, basamaklı piramit) kimi uzamlarına benzerlikler taşır.

Turrell ve Batı Amerika’nın açık peyzajının kurucusu olan Wright için doğal dünya bir esin kaynağı olduğundan, Arizona onun ikinci evi olmuştur.
Aten Devri tamamlayıcılarını ve karşı sürümlerini ileri öneren bir seçkinin Turrell’in erken çalışmalarından yapılması durumunda bunların bir kısmı müzenin Panza Koleksiyonundan ve diğerleri ödünç verilenler arasından bulunur. Bu parçalar sanatçının çeşitli kurulum türlerinin örneklerini ve yeni projelerinin 1960 ve 70’lerle bağlantısını verir. Turrell’in en erken dönem Çapraz Köşe Projelerinden birisi olan Arfum I (Beyaz) (1967) içinde ziyaretçiler, oda köşesinden parlak bir küpün yüzmesiyle karşılaşırlar; ilk bakışta katı bir nesne olarak görülenin daha yakından bir incelemeyle basit bir ışık demeti olduğu anlaşılır. Tek Duvar Projesi Prado (Beyaz) (1967), diğer yandan, uzamı maddeden arındırır eder gibidir, duvarı yok eder ve ötesinde bilinmeyen bir uzama kapı açar. Proje boyunca, ilgili aşındırma teknikli protfolyo seçkisi İlk Işıklar (1989-1990), leke baskı tekniğinin ışınım kalitelerini nasıl çağırabildiğini keşfeder. Sığ Uzam İnşası Ronin’de (1968), ışık, bir dikey mimari yarığın ardından fışkırır, katı bir düzlem olarak belirir ve karanlık duvarı yok eder. Kendisinin Uzam Bölme Yapıları’nın birisi olan Iltar (1976), duvarda, sisli boşlukta ya da ayrı bir odaya açılımda asılı duran renk paneli olarak alternatif bir okumaya olanak veren efektler yaratır. Bunlar, sanatçının Aten Devri ile bağlantılı önceki ışık ve uzam denemeleridir ve ziyaretçilere çeşitli algısal deneyimler yaşatırlar.

Sanatçı Hakkında

James Turrell, 1943 yılında Kuaker bir anne ve okul müdürü olan bir babanın çocuğu olarak Los Angeles’ta doğar, yazıldığı Pomona Koleji’nde fizyoloji ve matematik çalışır. Daha sonra Claremont Üniversitesi’nden Sanat dalından yüksek lisans derecesi alır. Pasadena Sanat Müzesi’nde 1967 yılında açtığı ilk sergisinden beri yaygın bir izlenmeye sahiptir ve sonrasında Güney Kaliforniya’da Işık ve Uzam Hareketi kurucusu olmuştur. Çalışmaları, Stedelijk Müzesi, Amsterdam (1976); Amerikan Sanatı Whitney Müzesi, New York (1980); İsrail Müzesi (1982); Çağdaş Sanatçılar Müzesi, Los Angeles (1984); MAK, Viyana (1998–99); Mattress Fabrikası, Pittsburgh (2002–03); ve Kunstmuseum Wolfsburg, Almanya (2009–10) gibiçok saygın müzelerle 54. Venedik Bienali (2011) gibi etkinliklerde sergilenmiştir. Ayrıca sergilere ek olarak Solomon R. Guggenheim Müzesi, New York, Güzel Sanatlar Müzesi, Houston, ve Los Angeles Kenti Sanat Müzesi yaz 2013’te, Turrell’in sanatının solo olarak sergilendiği yerler arasında Akademi Sanat Müzesi, Easton, Maryland yer almıştır. Sanatçının çok sayıda kamusal koleksiyonda yer bulmuştur, Tate Modern, London; Los Angeles Kenti Sanat Müzesi; Güzel Sanatlar Müzesi, Houston; Solomon R. Guggenheim Müzesi, New York ve İsrail Müzesi, Tel-Aviv. Turrell, ilki 1974 yılında Kont Guiseppe Panza di Biumo için evi Varese İtalya’da olmak üzere Amerika, Avrupa ve Asya’da yetmişten fazla gökyüzü resmi yaratmıştır.
Sayı 4
Sanattan Haberler Göğe Bakma Durağı