Tasarım,
sanat ve fikir kütüphanesi

Gülsen Bal

29.05.2015
Sayı 11

“Open Space” üzerine

Röportaj: Ferhat Özgür


Aşağıdaki röportaj, “sergi düzenleme” ile ilgili bir anlayışı formüle etmenin önünde yatan zorlukların ve bir yandan da sanatın içinde eleştirinin gücüyle alakalı sayısız sorunun ele alındığı bir sohbetin sonucu olarak ortaya çıkmıştır.


Gerek Türkiye’de gerek yurtdışında çeşitli yer ve mekanlarda küratörlük yaptınız, yazılar yayınladınız ve pek çok konuşma yaptınız. Londra’da doktora yaptığınız dönemde sanatın içinde formüle edilen “sübjektifliğin üretiminin” karmaşıklığını ve yarattığı sonuçları anlamaya yönelik olarak çalışmalarınızda farklı yapıların stratejik bağlantılarını araştırmaya yer verdiniz. Bunun ötesinde “Open Space” nedir?

Sanat üretimi içinde farklı karşılaşmaların bağlantısını açığa çıkaran mekanizma ve metodolojilerin değişik düzenlerini yansıtan temsili sınırları açan konuları ele almaya çalışırım. Bu yaklaşım özellikle de “kişi her zaman bir şeyin sona erdiğini ve başka bir şeyin başladığını iddia edebileceği sembolik bir noktanın arayışındadır” gibi yeni formlar içinde kendi üretim politikaları aracılığıyla ortaya çıkan gizli sınırlarla ilgilenir.

Bunu baz alarak “olasılığın koşullarını” ve “gerçekliğin koşullarını” sorgulama ihtiyacı hakkında özellikle Doğu Avrupa ve Balkanlar’dan bir dizi vaka çalışmasını inceledim. Bu çalışmalar, belli konumlardan veya konumsallıktan oluşan bir yapıyı yürürlüğe koymaya girişerek, çoğalan yaklaşımlar arasında yarının sorunlarını tartışmaya açmak için kültürlere özgü koşulları ele almaya odaklıydı.

Open Space fikri, sanattaki bu sorunların ve mevcut koşulların farkında olarak, 2007 ortalarında Avrupa mekanıyla ilgilenen birbiriyle bağlantılı rotaların nasıl inşa edilebileceği ve yaratılabileceği, aynı zamanda ‘Yeni Avrupa’nın sınırları etrafında yeni tür yaratıcı bağlantıları harekete geçiren çok katmanlı bileşenler arasında sınırlar ötesi diyaloglar geliştirme dürtüsüyle doğdu. Bir geçiş yılının ardından 2011’le birlikte Open Systems olarak yeni bir edisyonu devreye alarak Open Space’in çalışma biçiminde köklü bir değişim yaptım.


Uriel Orlow, The Short and the Long of It I

Uriel Orlow, The Short and the Long of It II



Girişimin nasıl evrildiği hakkında başka neler söyleyebilirsiniz?

Olumsuzlamanın uzak bir yanı olarak mevcut değerleri bir araya getirmek, çoğulcu yaklaşımları keşfetmek için bir bağlantıyı ortaya çıkarıyor. Open Systems’ın yeni edisyonu da burada hayat buluyor. Şimdi başlıca odağı 2013 yılından bu yana daha geniş kitlelere ulaşmak için sanat ve görsel kültür hakkındaki farklı eleştirel perspektifleri yüzeye çıkarmak olan bir online forum işlevi görebiliyoruz. Teorisyenler, akademisyenler, kültürel yapımcılar, küratörler ve sanatçılardan oluşan uluslararası danışma kuruluyla destekleniyor.

Open Systems’ın yeni edisyonu, üç ayda bir yayınlanacak bir dergide çeşitli konuları ele alacak ve temel jeopolitik bir duruş bazında ARTSLAB bağlamında disiplinlerarası bir online sergiye yer verecek. Bu nedenle üç ayda bir yayınlanacak her sayının temasına bağlı olarak Münih’ten Lübliana’ya kadar çeşitli şehirlerde konuk editörler tarafından düzenlenecek tartışma platformları organize edilirken, ARTSLAB’in dört edisyonundan seçkilerin yer alacağı yıllık bir sergi Viyana’da gerçekleştirilecek.


1. ARTSLAB, Illusion and Exodus - Artist_Ovidiu Anton


Küratörlük çizgisinde ve genel hatlarda ne gibi değişiklikler yaptınız? Network projeniz, Open Systems sizi ne kadar ileriye taşıyacak?

Bu durum, mümkün olanın yeni genel hatlarının spesifik bir bileşimini belirliyor; bu nedenle konuyu gündeme taşımanız beni çok memnun etti. Stratejik açıdan Open Systems 1-01-04/13 kapsamında yılın ilk sergisindeki karşılaşmalar arasında ARTSLAB’in dört edisyonundan derlenmiş bir seçki yer aldı. Ayrıca Ocak-Şubat 2014’te Viyana’da gerçekleşen GPL Contemporary’den Özel Etkinlikler ve Gösterimlere de yer verildi.

Benzer bir şekilde yıllık serginin ikinci edisyonu Open Systems 2-01-04/14 kapsamında 2015 Şubat’ında WUK Projektraum’da oluşturulan disiplinler arası yaratıcı dünyada uzay ve yapının tüm potansiyel akımlarının kenarında duran eserler sunuldu.

Sanatın bu spesifik yönü ARTSLAB, Illusion and Exodus (Proje küratörü: Marius Ertelt), ARTSLAB, What if... and beyond (Proje küratörü: Vasja Nagy), ARTSLAB, Memorial and Revision (Proje küratörü: Sarah Mendelsohn) ve ARTSLAB, Gocce nella città di sole degli Spettri (Proje küratörü: Christian Egger) edisyonlarının Open Systems 2-01-04/14 yıllık sergisinde yer almasını sağladı.

Bu açıdan yukarıdaki ilk nokta Boris Groys’un dikkat çektiği bir konuyu bize hatırlatıyor: “etkinliği mevcudun eleştirisi ve konseptteki olası dünyaların bir pratiği olarak değerlendirmek.”


1. ARTSLAB, Illusion and Exodus - Artist_Ovidiu Anton

2. ARTSLAB, What if and beyond - Saso Sedlace



 

3. ARTSLAB,Gocce nella cittÖ di sole degli Spettri. Schorsch Kamerun


“Sergi düzenleme” açısından deneyiminiz ve yaklaşımlarınız hakkında neler söylemek istersiniz?

Küratörlüğünü Walter Seidl ile birlikte üstlendiğim “Say what?” (Ne Dedin Ne?) sergisini örnek olarak verebilirim. “Say what?” sergisi ilginç bir şekilde topluluk ve aidiyetle ilgili koşulları anlama sorusu etrafında çeşitli sanatsal duruşları bir araya getirdi. Galeri Zilberman’da (İstanbul, 13 Ocak - 7 Mart 2015) gerçekleşen sergi, ismiyle süje olma ve süje pozisyonları etrafında istisnacılık, dahil etme, dışarıda bırakma, katılım ve birçok temsil biçimiyle ilgili sayısız sorunu gündeme getiriyor. Kişisel çıkarların giderek silinen bilinciyle birlikte başarısız olmuş tarih, enternasyonalizm şemsiyesi altında tarihi temsillere neden olurken ‘dünya insanları’na ait olan çok kültürlü imajı tamamlayarak aslında eski süreçleri saklamaktadır. Sanat pratiği ve sanatsal olasılıkları ifade etme potansiyeline gelince, ait olma nosyonu çok katmanlı bir terim olarak kültürel alanların çoğulluğunun ötesine gider; bazen özgül bazen de bireysel durum çalışması aracılığıyla ifadesini bulur. Heba Y. Amin, VALIE EXPORT, Uriel Orlow, Nada Prlja ve Santiago Sierra’nın sergilenen eserleri, günümüzde süje pozisyonlarını ait olmanın sağladığı olanaklardan hem ayıran hem bir araya getiren, güya küreselleşmiş bir dünyada bireylerin istisnai olma statüsü üzerinde nasıl hak iddia etmeleri gerektiğine tanıklık ediyor.


4. ARTSLAB, What i and beyond - Swoon


Biraz da yeni projelerden söz edebilir misiniz?

Open Space programı kapsamında bir yıllık yayınlama geleneği doğrultusunda READER: Open Systems, Tomorrow is not promised! üzerinde çalıştığımı memnuniyetle söyleyebilirim. Yıllık, 2015 ilkbaharında AC Books tarafından basılacak ve RAM (ABD ve Kanada) ile IDEA (Hollanda ve diğer ülkeler) tarafından dağıtılacak.

READER, bir yanda küratörlüğün kritik kültürel bir pratik olarak nasıl ve hangi koşullarda işlev gördüğü, diğer yanda ise bugün çeşitli temsil biçimlerinden türeyen küratörlük çalışmalarını eleştirel bir bakışla analiz edebileceğimiz ne tür metodoloji ve geçmişlerin olduğu hakkında süre gelen tartışmaları oluşturan yaklaşımların bir kesitini sunmayı amaçlıyor.



Credits

1. Ovidiu Anton,”sub fuckin versive”, 2014, Ball-pen on paper

Courtesy Christine König Galerie

2. Sašo Sedlaček, “Dolce far niente”, 2014

Chocolate sculptures and video installation

3. Schorsch Kamerun, “100 Jahre 1. Weltkrieg, Heavy Metal Never Dies”, 2014, Video

4. Swoon, “Edline”, Newsprint (green&gold)

Sayı 11
Kübra Kaçtıoğlu Yener Torun