Tasarım,
sanat ve fikir kütüphanesi

Ekin Urcan Söyleşisi

18.02.2015
Sayı 9

Ekin Urcan, grafik tasarım mezunu, 1988 İzmir doğumlu, Kadıköy’de yaşıyor. Reklam ajanslarında çalışırken, freelance grafik üretirken bir yandan da sanat işlerini sürdürmeye çalışıyor...

Röp: Şener Yılmaz Aslan

Bize çizimlerinin ortaya çıkış sürecini anlatabilir misin?

Çizimlerde hep yapmak istediğim akılcı ve önceden planlanmış olmaları olsa da neredeyse her zaman kendiliğinden anlık gelişiyorlar. Malzeme ortadayken birden çakan şimşek ortalığı dağıtıyor, olan oluyor. Yolda, orada-burada yürürken, masa başında çalışırken etraftan duyduğum bir şey, birbiriyle alakasız görüntüler çizgilerin oluşmasını sağlıyor. Bilgisayarda bir iş yaparken de mesela sürekli kağıt, kalem önümde olur ve orada illa ki gün sonunda bir şeyler kalır. Bir yandan da ‘çizgi günlük’ gibi gelişiyorlar aslında.

Torun’daki kişisel serginin adı “Tanımlanmamış”dı. Neden tanımlayamıyorsun ortaya çıkan karakterlerini, bir çıkış noktan mutlaka vardır diye düşünüyorum, ne dersin bu konuda?

Çıkış noktasından çok giriş noktası etkiliyor! Etkileşim üzerinden ortaya çıkıp, gelişiyorlar çoğunlukla. Etki eden şeyi bazen bilinç fark edemiyor. Bel- lekte birikenler kendiliğinden ortaya çıkıyor. Bu da sanki daha çok nörolojik bir tanımlama gerektiriyor. Ben yapacağımı yaptım, siz tanımlayın...
Çizimlerini sergileme imkanın oluyor mu ve bir galerinin sanatçısı olmak gibi bir niyetin var mı? Nasıl bakıyorsun galerilere?

Zaman zaman karma sergilerden davet geliyor. Yakında da belki ikinci kişisel sergi olacak. Galeri sanatçısı tanımı çok uzak şu anda. Sanat işini yaparak yaşamanı sağlayacak bir kurum mu? Galerinin tavrına bağlı sanırım hepsi. Galeriyle çalışıp mutlu olan arkadaşlarım da var, şikayeti bol olan da.

Peki bize izlediğin filmlerden, dinlediğin müzikten ve takip ettiğin sanatçılardan bahsedebilir misin? Kısacası sana ilham veren şeyler neler?

Filmler bu iş için çok önemli kaynaklar bence. Leos Carax çok etkilendiğim, iz bırakmış yönetmendir. Her yıl tüm filmlerini baştan izlerim illa ki. Müzikte Kadıköy Sound! Cenk Taner bence gelmiş geçmiş en iyi söz yazarıdır. Nick Cave’in son albümü ve geçen hafta izlediğim 20,000 days on earth de hayranlığımın artmasını sağladı. Bu arada birkaç yıl önce yaptığım ambient, drone, noise, electroacoustic, deneysel ses tasarımları ürettiğim bir proje vardı. Çizgiyi seslendirme denemeleri gibi... (soundcloud.com/e_3) Bu söyleşiyi yanıtlarken de Leonard Cohen’in yeni albümünü dinliyorum. Sanat konusunda takip etmekten hoşlandığım çok kişi var. Tek tek saymaya kalksam çok uzun sürer sanırım. Yeni keşfettiğim bir çizer, Andy Rementer çok ilgimi çekti.

Belki bizim için izleme-dinleme tavsiyelerin de olabilir?

Film: Frank - Lenny Abrahamson (2014)
Müzik: Dongs of Sevotion - Smog
Kitap: En Güzel Günlerini Demek Bensiz Yaşadın - Can Gürses
Sayı 9
Ethem Onur Bilgiç Söyleşisi Tuhaflıklar Anı - Bırak Güneş İ�...