Tasarım,
sanat ve fikir kütüphanesi

Bir Tasarımın Hikayesi: 'Frame'

17.02.2015
Sayı 2

Firma ile üst düzey ofis mobilyaları tasarlamak üzere yola çıktığımızda, diğer bütün tasarım maceralarımızda olduğu gibi, bu projede de bilgi birikimimizin analiz edildiği, kendi beklentilerimiz ile kullanıcı grubunun beklentilerinin harmanlandığı bir süreç de başlamış oldu. Tasarlanan mekanın kullanıcıyla empati kurabilmesi, onun ihtiyaçlarını iyi tanımlayabilmesi açısından çok önemli. Net bir proje tanımı, devamında verilen anahtar kelimeler ile projenin olmazsa olmazlarını belirledik. Gerek üretici firmanın hedefleri, gerekse bizim üründen beklentilerimiz doğrultusunda tespitler gerçekleştirdik. Kullanıcı kitleyi belirleyerek, sadece mobilyadan değil onun hayattan beklentilerinden, yaratılacak bu mekanda kaç saat geçireceğine kadar tanımlamaya çalıştık. Bu masanın aslında üzerinde tablası olan dört ayaktan öte, onun için ne ifade ettiğini sorgulayarak mekanın ve ürünün kullanım senaryosunu oluşturduk.

Frame, işlevselliğin ve kalitenin olmazsa olmaz olduğu ofis mobilyası sektöründe daha güçlü bir dil önermek; kullanıcının hayata karşı bakış açısını, duruşunu, kimliğini, statüsünü ifade şansı tanıyan mütevazi bir seri sunmak amacıyla tasarlandı.
Bunun arkasındaki gizli hedef, günümüz ofislerin yeni manifestosu olan, “çalışma ortamında motivasyonu tetikleyen özerklik” hissini yaratmak.
Bu anlamda serinin birimleri, kullanıcının özgün, kişiselleştirilmiş bir mekan yaratmasına olanak sağlayan değişken ve farklı senaryolara hizmet edebilecek parçalara sahip. Bu seçimleri sayesinde kullanıcı, çalışma mekanında zevklerini, koleksiyonlarını, anılarını, ödüllerini sergileyebilme, yani mekana kendi imzasını atma şansına sahip.
Sayı 2
Yanılsamalı Söyleşiler Sanal'da Öne Çıkanlar