Tasarım,
sanat ve fikir kütüphanesi

Bir Tasarım Hikayesi: Envelope

25.02.2015
Sayı 4

Ofis ortamları değerlendirildiğinde çalışma alanlarının verimli kullanımının öneminin her geçen gün daha çok arttığı günümüzde açık ofislerin kullanımı farklı ihtiyaçları da beraberinde getirmeye başladı. Ayrıca çalışma kültürünün değişmesi ile birlikte ihtiyaçlarında da değiştiğini gözlemliyoruz. Hayatımızdaki değişiklikler ile çalışma hayatımızı da buna göre adapte ediyoruz.

Toplantı kültürü bundan 5 sene önce yalnızca kapalı alanlarda hayal edilirken artık insanların kısa süreli resmi veya rahat ortamlarda bir araya gelmeleri önemli bir unsur oldu. Bu kahve molası gibi de olsa, ya da kısa süreli 3 veya 4 kişinin bir araya gelip belli konular hakkında konuştuğu bir durum da olsa toplanma kültürü değişmekte.

Envelope modern ofis ortamlarında, masa başı işlerin azalmasına sebep olan kablosuz teknolojinin global anlamda yaygınlaşması sonucu çalışma alışkanlıklarındaki değişimlere cevap vermek üzere doğmuş bir oturma ünitesidir. Dolayısıyla ürün farklı ofis mobilyalarına tamamlayıcı olabilecek kalitede tasarlanmıştır. Bu hedef, basite indirgenmiş, sessiz tasarım dilinde kendini gösterir.

İş ortamında yorucu bilgisayar titreşiminden uzak, konsantre olmaya elverişli, sosyalleşmeye, fikir alışverişine izin veren nefes alma noktaları yaratırlar ki bu ortamlar iş yerinde yaratıcılığı, motivasyonu, verimliliği artırır

Yüz yüze yerleştirilen birimler yüksek sırt destekleri ve katlanabilen yan panelller sayesinde mekanda yarı açık kutu gibi formlar oluşturur. Dolayısıyla, mekan içinde mekan kurgusu oluşturan bu oturma grubu, aynı zamanda toplantı mekanının sınırlarını tanımlayarak, kişisel çalışma veya yaratıcı takım çalışması ya da ziyaretçi toplantıları için ideal alanlar yaratırlar.

Kolayca katlanabilen yan paneller sayesinde farklı kullanım senaryolarına cevap verebilecek, farklı mahremiyet dereceleri sağlayacak şekilde kişiselleştirilebilir. Paneller açıkken daha ferah, açılı, dinamik ve eğlenceli formlar yaratırlar. Bu esneklik minimum efor ile, çok fonksiyonluluk imkanını tanırken estetik açıdan da mekana kuvvetli bir dil getirir. Çoklu kullanımlarda yarattığı odacıklar sayesinde mekanla yarışmadan bulunduğu atmosfere getirdiği mimari katkının yanında açık ofis çalışma ortamına sirkulasyon çözümleri getirir.

Dış kısma seçilen renkler ile dolaylı kullanıcı iç mimar, ürünü kendi tasarım diline uygun hale getirir. İçeride seçilen renkler, kromaterapinin faydalarından yararlanarak kullanıcının duygusal ihtiyaçlarına cevap verir. Zorlu iş saatlerinde rahatlatıcı veya konsantrasyon artırıcı etki yaratması hedeflenmiştir. Sırt kısımdaki gelişi güzel yerleştirilmiş kumaş düğmeler ev konforuna gönderme yapma amaçlıdır.

Yüksek sırtlı oturum kısmında dikkati çeken rastgele dikilen kumaş parçalarından düğmeler ise tasarımın oyuncu dilinin bir parçasıydı. Ancak prototip aşamasında ilk rasgele dizilim o kadar beğenildi ki, bu tesadüfi sonuç ciddiyetle ele alındı ve bir kalıbı çıkarılıp diğerleri aynı şekilde üretilmeye devam etti.

Dolayısıyla, ürünü öne çıkaran bu interaktif yapısı doğal olarak final ürüne inanılmaz katkı sağlayan, her aşmasında üretici, tasarımcı, kullanıcıyı kapsayan interaktif ve bir o kadar da keyifli bir prototip sürecini doğurmuş oldu.

Tasarım sürecinde ilk prototiplerde üretim firması alışkanlıklar ile kulakları sanki bir dolap kapağı gibi menteşe ile üretmişti. Ancak üründe farklı uygulamalar uygulamak istediğimizden bir giysi gibi fermuarları kullanmak istedik. Üründe ortalama oturma süresine göre sırt eğriliği konusunda yapılan çalışmalar sonrası ilk prototiplerde çok dik bir sırt ile karşılaştık. Bu da belli bir süre sonrasında üründe oturumu imkansız hale getiriyordu. Yapılan açı revizyonu ile bu sorun çözülmüş oldu.

Kullanıcı ihtiyaçları doğrultusunda farklı bir oturma kültürü için tasarlanan bu ürün yukarıda bahsedilen süreçlerden geçerek bugün ki ödül almaya hak kazanan bir ürün haline geldi .
Sayı 4
Can Başdoğan Söyleşisi Dilan Bozyel