Tasarım,
sanat ve fikir kütüphanesi

Baharda Balkonda Neler Yetişir?

24.04.2020
Özel Sayı

Eski tarım topluluklarının takvimlerinde yılların hep bahar aylarında başladığını görürüz. Pek çok kültürde bahar ekinoksu, hıdırellez ve benzeri günler başlangıç noktası kabul edilen, doğanın uyanışını refere eden zamanlardır. Gerçekten de topraktan gıdamızı sağlayan biz insanlar için, tarımı doğaya olan gıda temelli müdehalelerimizin toplamı olarak tanımlarsak, tüm o müdahalelerin hızlı bir şekilde başladığı zaman bahar aylarıdır. Doğanın bir parçası olan insan, etrafındaki tüm bu uyanışın ahenkli bir ögesidir ve doğadaki her şeyle birlikte üretime geçme zamanıdır.


Yazar: Bengisu Ecem Yılmaz  (EkBiçYeİç) 


Çok uzak değil bundan 50-60 yıl önce, şehirlerde bir hane halkının gıdasının ufak bir kısmını kendi bahçesinde yetiştirmesi gayet yaygın ve normal bir olguydu. Ufak bahçeler, verandalar, balkonlar bu iş için kullanılırdı ve zaten bundan daha doğal ve normal bir şey yoktu. Salata yeşillikleri, aromatikler, soğan, sarımsak gibi, ufak alanlarda size yetecek verimi alabileceğiniz ürünleri kendinize yetecek şekilde yetiştirmek, artanı komşuya vermek, komşudaki farklı olanı almak, takas etmek, vakfetmek çokça yaygın davranışlardı.

Son düzlükte kaybettiğimiz bu alışkanlıkları geri kazanmamak için hiç bir sebep yok gibi gözüküyor. Özellikle şu an deneyimlediğimiz süreç gibi, sistemlerimizin kırılganlığını yüzümüze çarpan zamanlarda, gıda bağımsızlığı konusu, üzerine düşünmemiz için alenen önümüzde duruyor. Büyük resimde farketmemiz için yanıp tutuşan bir diğer mevzu da yerel üretim. Tabağınıza gelen maydanozun Çatalca’yı geçtim, Manisa’dan geliyor olmasının, yediğiniz elmanın Karaman’ı geçtim Güney Amerika’dan geliyor olmasının elle tutulur hiç bir yanı yok. Zira idealde maydanoz pek tabi balkonunuzdan, elma da sitenizin bahçesinden gelebilir. Olasılıkları hayal etmekten geri durmayalım. Bir ürün hasattan sonra ne kadar hızlı tabağınıza geliyorsa bünyeniz için o kadar faydalıdır. Aynı şekilde enerji muhasebesi anlamında da çevreye o kadar az zararı dokunur. Harcanan iş gücü, nakliyede kullanılan benzin, mazot, yolda dayanması için üzerine sıkılan kimyasallar ve daha nicelerinden tasarruf etmiş olursunuz.




Çoğumuzun mecburen evlerimizde daha çok vakit geçirdiği bu dönemde, yaşamımız tamamen ’ev’ dediğimiz olgunun etrafında şekilleniyor. Şehirliler için son yıllarda ‘otel’ e yakınsayan ev konsepti, bu günlerde eskilerin dolu dolu anlamlar içeren ’ev’ tanımına yaklaşıyor. İçinde sosyalleşmenin, üretimin, türetimin, oyunun, paylaşımın olduğu, depolamanın, eldekiyle idare etmenin öne çıktığı bir ev düzenini toplumca tekrar yaşıyoruz.

Şehirdeki evlerimizin tasarımları üretme fonksiyonu etrafında şekillenmediğinden, tüm bu süreçte küçük küçük de olsa bir şehir evi ölçeğinde neler yapılabileceğini sorguluyor, ufak ufak denemeler yapıyoruz. Evde ekmeğini yapmaya başlayanları duyuyoruz, daha çok insanın kendi yoğurdunu yapmaya başladığını görüyoruz, ev ortamında fiziksel aktivite için yer açanlara ve pek tabi ekip, diken bir şeyler yetiştirenlere şahit oluyoruz.

Neyi neden yaptığımız üzerine konuştuktan sonra neyi nasıl yapacağımız kısmına gelelim. Bu yazımızın devamında yılın bu dönemi için balkon bahçeciliği pratiklerine değiniyor olacağız.

Balkonunuz ister komple kuzeye baksın, ister cayır cayır güneş alsın her durumda oraya uygun yapılabilecek bir şeyler vardır. Özellikle içinde bulunduğumuz bu verimli aylar deneme yanılma için epey müsait zamanlar. İsterseniz elinizdeki, evinizdeki tohumları değerlendirin ,ki olmadığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz (bkz. bakliyat dolaplarınız, taze kuruyemişler ve tüm meyveler). İsterseniz güvenilir kaynaklardan yerel, organik tohumlar edinin, bu baharı bir şeyler ekmeden geçirmeyin.

Aşağıda bahsedeceğimiz bitkilerin hepsi uygun büyüklükteki saksılarda balkonlarınızda yetiştirebileceğiniz türler. Dikkat etmemiz gereken bir kritik nokta kullanacağımız toprak. Bahçe-marketlerden alacağınız toprakları birazcık solucan kompostuyla ya da uygun gördüğünüz, erişiminizin kolay olduğu herhangi bir kompost/gübre ile zenginleştirmenizi öneriyoruz. Özellikle domates, patlıcan gibi meyvelerini tükettiğimiz bitkiler için topraktaki organik madde miktarı epey önemli.



Bu yazının yayınlandığı mayıs ayı özellikle ayçiçeği ile özdeşleştirilir. Mayıs ayının ilk haftaları ayçiçeği ekmek için en uygun zamanlardır. Ufak saksılarda başlatıp, sonrasında büyük saksılara taşıyarak, balkonunuzun güneş alan bir köşesinde ayçiçeği yetiştirmeyi deneyebilirsiniz. Çitlemek için aldığınız çekirdekler kavrulmamış ve tazelerse direk onları ekebilirsiniz. Bir diğer ismi olan günebakandan da anlaşılacağı üzre, ayçiçeği için en kritik ihtiyaç bolca güneş. İyi güneş alan bir balkonda düzenli ve azar azar sulandıktan sonra epey kolay büyüyen bir bitki ayçiçeği.

Balkonunuzda bu aylarda deneyebileceğiniz bir diğer kolay yetişen bitki de mısır. Eğer görece büyük ve güneş alan bir balkonunuz varsa görsel olarak da çok keyifli olan bu lezzetli bitkiye bir yer ayırın derim. Eğer tırmandırabileceğiniz bir duvarınız ya da korkuluğunuz varsa beyaz kabak deneyebilirsiniz. Çabuk büyüyen bir bitki olan kabak, hızlıca balkonunuzu yeşillendirecektir. İlk denemenizde meyve vermese bile çiçeklerini hasat ederek kullanabilirsiniz. Yine tırmanan bir diğer seçenek ise fasülye. Eğer alanınız varsa ve mısır ekebiliyorsanız, fasülyeyi mısırın yanına ekerek ona tırmandırabilirsiniz. Fasülye toprağa azot bağladığından mısır için de kazançlı bir birliktelik olacaktır.

Yine güneş isteyen bitkilerden devam edecek olursak, güzel kokularıyla iyi güneş alan bir balkona en yakışacak bitkiler reyhan ve fesleğen olabilir. Fesleğeni ve reyhanı yine bu aylarda ekebileceğiniz domatesler ile aynı saksıda yetiştirebilirsiniz. Topraktan ihtiyaçları çakışmayan, dolayısıyla yarışmayan bu bitkiler, birlikte ekildiklerinde zararlı böceklere karşı da daha dirayetli oluyorlar. Yine bu mevsimde farklı biber çeşitlerini ekebilirsiniz. Evinizdeki yediğiniz biberlerin çekirdeklerini bu iş için kullanabilirsiniz. Balkonunuz iyi güneş alıyorsa biberiye, lavanta, adaçayı ve kekik gibi aromatikleri deneyebilirsiniz.



Eğer görece az süre güneş alan ya da yarı gölge bir balkonunuz varsa, nane, maydonoz, dereotu, roka gibi aromatik yeşilliklere yer verebilirsiniz. Salatalık deneyebilirsiniz. Tam gölgede bile yetişebilen yeşil soğanı deneyebilirsiniz. Elinizdeki kuru soğanları kök kısmı aşağı gelecek şekilde toprağa daldırmanız yeterli. Yeşil soğan küçük alanlarda yetiştirmesi en kolay ürün olabilir. Çok da hızlı hasat verdiği için bu işe yeni başlayacaklara önerimiz taze soğan ve sarımsak yetiştiriciliği oluyor.

Eğer çok rüzgarlı bir balkonunuz varsa turp, şalgam, pancar gibi görece hızlı büyüyen ve yenen kısmı toprak altında olan kök sebzeleri deneyebilirsiniz. Çok büyümeden körpeyken hasat edip salatalarınızı süsleyebilirsiniz.

Son olarak bir de bonus bilgi verelim, yine fena güneş almayan balkonlar için kırmızı, sarı yenilebilir çiçekleriyle nasturtium(latin çiçeği) şahane bir seçenek. Hem gayet kolay yetişiyor hem de yaprakları ve çiçekleriyle salatalarınıza kolayca lezzet ve estetik katmak için birebir. Tere ile akraba olan nasturtium C vitamini yönünden de çok faydalı ve besleyici bir bitki.

Umarım balkonlarınızı, pencere önlerinizi keyifle değerlendirdiğiniz, sağlıklı bir bahar olur ve yaz boyu hasatın keyfini çıkarırsınız. İçinden geçtiğimiz gibi varolan yapıları değiştirme ihtimali olan süreçler, hayal ettiğimiz yaşam şekillerini denemek ve hayata geçirmek için birebir. Neyin geleceğini kimse bilmediği için, yeni olanı belirlemek hepimizin elinde. Denemekten çekinmeyin. Bu işler hepimizin genlerinde, binlerce yılın mirası. Aslında hepimiz neyi nasıl yapmamız gerektiğini biliyoruz. Sadece hatırlamamız ve kendimize hatırlatmamız gerekiyor. Herkese sağlıklı günler!



*Fotoğraflar EkBiçYeİç bahçelerinden

Özel Sayı
Birlikte Çocuk Kitabı Yapıyoruz Sıra Dışı Bir Sanat Deneyimine Yol...