Tasarım,
sanat ve fikir kütüphanesi

Atölye Kafası

04.05.2016
Sayı 13

Biz Mert ve Koray, iki kuzeniz. Mert reklamcı, Koray iletişim uzmanı. Beraber büyüyen, yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen kuzenler olarak Akustikadam isminde bir de müzik grubumuz var.

Röportaj: Ezgi Genç


Yıllardır Kadıköy ve Taksim’de sahne aldık. Planımız aslında Akustikadam üzerine kuruluydu. Sosyal hayatlarımıza ve müziğimize daha fazla yer verebilmek için ikimiz de yaptığımız işleri bıraktık, dededen ve babadan kalma ahşap işini devraldık. ‘Üç beş kuruş esnaflıktan kazanırız, mis gibi müziğimizi de yaparız’ demiştik. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı ve işler dolayısıyla günde 16-17 saat mesai yaptığımız için bir yerden sonra ne kendimize ne de Akustikadam’a ayıracak vaktimiz kaldı. Birden Atölye Kafası farklı bir yere geldi. Eminönü’ndeki geleneksel esnafın dışında farklı bir tarzımız olduğu için de çok dikkat çektik. Üniversite mezunu, rock müzik dinleyen, küpeli ve dövmeli esnaf olduk. Çaya her zaman önem verdik. Gelen tüm müşterilerimize çay ısmarladık.

Atölye Kafası konsepti nasıl ortaya çıktı?

‘Atölye Kafası’ konseptinin ortaya çıkışı ise şöyle; bizim gibi düşünen insanların bir araya gelip birlikte bir şeyler ürettikleri bir yer olmasını istedik. ‘Ne koyalım ismini?’ diye düşünürken, ‘aynı kafada olan insanları’ temsilen ‘Atölye Kafası’ dedik.

Balat’taki mekanı ne zaman açtınız? Ne hayal ettiniz? Genel olarak ilgi nasıl?

‘Madem biz bu atölyeden çıkamıyoruz, o zaman müziğimizi de yapabilecek bir yer açarız,’ deyip kolları yeni mekan için sıvadık ve 3 ay önce Balat’taki ikinci şubemiz olan Atölye Kafası ‘Hangar’ı açtık. Şimdiye kadar hiçbir şekilde reklam yapmamamıza rağmen, sadece sosyal medyadaki paylaşımlarımızla bu kadar kısa sürede geldiğimiz noktanın iyi olduğunu düşünüyoruz. İşin kesinlikle ikinci mekan açacak kadar büyüyeceğini tahmin etmemiştik. Hayalimiz sadece butik bir yerimiz olması ve müziğimizi yapabilmekti. Genel olarak da ilgi gayet güzel. İnsanlar Bahçeşehir, Çekmeköy dinlemeden geliyorlar ve mekanın her köşesinde fotoğraf çektiriyorlar. Sahne, kırmızı koltuklar ve salıncak, fotoğraf konusunda en çok tercih edilen köşeler. Özetle, burası hem ahşap atölyesi hem müzik dinleyebileceğiniz hem de çay kahve içebileceğiniz bir kafe. Üstelik mekândaki her şey satılık, çay içtiğiniz bardaktan tuvaletteki lavaboya kadar!

Balat’ta ne gibi performanslar oluyor?

Atölye Kafası ahşap işlerini bir taraftan yaparken siparişler gün geçtikçe yoğunlaştı, ilgi arttı ve yine başladığımız noktaya geri döndük. Müzik yapacak zamanımız yine yok. Hangar’ın ortasına koyduğumuz sahneyi sıkılınca müzik yapmak için koymuştuk ama ona da acayip bir ilgi oldu. Güzel gruplara ve etkinliklere yer veriyoruz. Şimdiye kadar çıkan gruplar genellikle akustik ve country tarzındaydı. Ama biz konseptte sırıtmayacak diğer müzik tarzlarına da yer vermek isteriz elbette. Canlı müzik dışında sinema gösterimleri, workshoplar ve stand up gösterileri de düzenlemeye başladık. Olay başka bir yere geldi yani. Ayın başında aylık etkinlik programı yayınlıyoruz. Bizi Instagram’dan takip edebilirler.

Ahşap işler Atölye Kafası’nda nasıl bir yer tutuyor?

Olay zaten dededen babadan ahşap geldi. Her yer ahşap. Konseptte ahşaptan başka bir şey yok. İnsanlar da her şeyin ahşap olmasına o kadar alıştı ki, çay servisi yaptığımızda bardağı normal cam bardak veriyoruz alt servisi ahşap. ‘’Aaa, ama bardak neden ahşap değil?’’ diye soran oluyor. Ahşap Atölye Kafası’nın her şeyi. Bazen sadece ahşabı koklamak için gelenler oluyor.

Akustikadam bu yoğunluğa rağmen devam edebiliyor mu?

Akustikadam randımanlı bir şekilde devam edemese de ayda bir kez kendi sahnesine çıkıyor. Ahşaptan albüm hazırlamak gibi bir hayalimiz var. Önümüzdeki aylarda kokusu çıkar.

Servis edilen her şeyin satılık olması oldukça keyifli. Bu durumla ilgili ne gibi yorumlar alıyorsunuz?

Hem ürünümüzü sunuyoruz hem de göze hitap eden bir servis oluyor. Bu noktada çok keyifli. İnsanların tepkileri de hoşumuza gidiyor. ‘’Şimdi ben bunu alıp buradan gidebilir miyim?’’ diyorlar şaşkın bir ifadeyle. Bu arada çok sorulan sorulardan biri mesela serviste kullanılan çatal bıçaklar da ahşap. Bu kullanılmış olanı mı alacağız diyorlar. Tabii ki hayır. Satın alınmak istenirse onların kullanılmamış olanlarını müşterimize veriyoruz. Ama sandalye masalar için aynı şey geçerli olmayabilir. Gerçekten oturan kişi oturduğu sandalyeyi beğenirse onu o an alıp gidebilir.

Henüz yapamadığınız ama planladığınız ne gibi projeler var Balat’taki mekanla ilgili?

Daha çok yapılacak şey var ama yavaş yavaş. Biraz da zaman lazım.

Eklemek istedikleriniz?

Bizimle röportaj yapmak istediğiniz için teşekkür ederiz. Umarız daha güzel şeyler yaparız da yine derginize çıkarız.

Sayı 13
Umberto Eco Karşı Lig