Library of
Design, Art and Idea

Açık Stüdyo Günleri

06.10.2018

Bu sene 5-7 Ekim 2018 tarihleri arasında 5.si gerçekleşen Açık Stüdyo Günleri'nde sanatçılar, eserlerini kendi ev ve atölyelerinde meraklı bir izleyici kitlesi ile paylaşma fırsatı buluyor. Oluşumun Koordinatörü Deniz Beşer ile yaptığımız röportajı sizlere sunuyoruz.

Açık Stüdyo Günleri projesinden genel olarak bahsetmek ister misiniz?

Deniz Beşer: 5-7 Ekim 2018 tarihleri arasında beşincisi gerçekleşecek olan Açık Stüdyo Günleri´nde resim, heykel, fotoğraf, enstalasyon, performans ve video gibi disiplinler üzerine çalışmalar gerçekleştiren görsel sanatçılar, sanatçı kolektifleri ve bağımsız sanat mekanları, Taksim, Tarlabaşı, Cihangir, Galata, Karaköy, Tophane, Kurtuluş, Şişli, Nişantaşı, Kadıköy ve Büyükada bölgelerinde bulunan ev, atölye ve alanlarını ziyaretçilere açıyorlar.Ziyaretçiler ise harita aracılığıyla bir atölyeden diğerine ulaşarak normalde ziyarete açık olmayan, sanatçıların çalışma ortamlarına misafir olabiliyorlar. 101 sanatçının 41 farklı atölyede yer aldığı bu organizasyon, sanat atölyelerine içerden bir bakış açısı olanağı sağlıyor.

5 senedir sponsorsuz ve kar amacı gütmeden organize edilen bu etkinliğin sürdürülebilirliği açısından iş birlikleri ve çeşitli fonlamalara açık olduğunu söyleyebilirim.

Açık Stüdyo Günleri fikri nasıl ortaya çıktı?

Ben görsel sanatçı ve koordinatör olarak çalışıyorum. Açık Stüdyo Günleri öncesinde evde film gösterimi ve Evde D.i.Y.oruz adında kendi ev-atölyemde konserler organize ediyordum. Gelen olumlu geri dönüşler kişisel olarak açık atölye mantalitesine açılabileceğimi gösterdi. Projeye 2014 yılında Juliane Saupe ile birlikte başladık. Viyana ve İstanbul'da yaşıyoruz.Bu doğrultuda Viyana’da organize edilen açık stüdyo etkinliklerini ziyaret etmenin bize ilham verdiğini söyleyebilirim. Aslında dünyanın birçok şehrinde uzun yıllardır bu tarz oluşumlar organize ediliyor. Bizde bağımsız sanat için yeni bir soluk getirebileceğini düşündüğümüz bu format için “neden İstanbul’a bunu yeniliklerle birlikte getirmiyoruz!” diyerek düşüncelerimizi eyleme aktardık. Şu anda etkinliğin Türkiye'nin ilk en kapsamlı açık atölye organizasyonu olduğunu belirtmekte fayda var.




Neden böyle bir proje ihtiyaç duyuldu ve kar amacı gütmeden, bağımsız şekilde projeyi sürdürmeyi nasıl başarıyorsunuz?

Bağımsız sanatı duyurmanın olanaklarını keşfetmek en büyük hedeflerimizden biriydi. Avusturya’da bağımsız sanat alanları ve otonom alanlarda düzenlenen etkinliklerin sayısı Türkiye’ye göre bir hayli fazla. Bu doğrultuda galeri veya diğer kurumların çatısı altında olmadan otonom bir yapıyı senede 3 günlüğüne de olsa deneyimleyebilmek ve yeni önermelerimizi işin mutfağında yani atölyelerimizde göstermek bu projeyi sürdürmekteki en büyük motivasyonumuzdu. Açık Stüdyo Günleri’nin sürdürülebilirlik strüktürü atölyelerin bu organizasyona inanması ve destek vermesi ile gerçekleşmekte. Bu doğrultuda katılan atölyeler harita, poster ve el ilanları baskısına kadar tüm masrafları imece usulüyle üstlenmekte.

Bunun dışında Juliane Saupe, Viyana'da bir çağdaş sanat müzesinde sergi yönetici olarak çalışmakta ve yoğunluğundan dolayı artık 3 senedir ASG'de olamadığı için etkinliğin tüm yükü ve koordinasyonunu ben almış durumdayım. Açık Stüdyo Günleri'ni organize etmek için duyduğum tutku ve özveri etkinliğin taşıyıcısı diyebilirim. Kendi işlerime ara verip gönüllü olarak 3-4 ay neredeyse yarı zamanlı olarak emek harcamam, İnsel Kanca, Emre Akaltın, Melis Çom ve daha nice gönüllü arkadaşlarımızın bu organizasyona destek vermesi sayesinde 5 senedir bu samimi etkinlik devam ediyor.

Organizasyonun altyapısını nasıl oluşturdunuz? Ekibi nasıl kurdunuz?

Açık Stüdyo Günleri'nin işleyişi 5. senenin sonunda epey rayına oturdu diyebilirim. Artık sistematik olarak süreci tam anlamıyla takip edebiliyorum. Koordinasyon kısmında tek olmam biraz fazla mesai yapmama yer açsa da bu durum gönüllü arkadaşlarımızın devreye girmesiyle bir nebze hafifliyor.

ASG süreci etkinlik takvimi ve programını Haziran ayı içerisinde belirlemem ile başlıyor ve sonrasında sanatçılar için açık çağrıları basın yoluyla duyuruyoruz. 2 aylık bu sürecin sonunda Eylül ayının ilk haftasında sanatçı başvurularını değerlendirmeye başlıyorum. Atölyenin bulunduğu bölge ve sanatçının üretimleri bu doğrultudaki en önemli kıstaslar. Atölye seçimlerinde öncelikle genç sanatçılara yer vermeye gayret ettiğimi söyleyebilirim.

Eylül ayının ortasında katılımcı sanatçıları ilan ettikten sonra gönüllü arkadaşlarımızın organizasyonda yer alması için bir çağrı yayınlıyorum. Bu çağrıya ise her sene artan bir oranda geri dönüş oluyor. Bu sene mesela 30 gönüllü başvurusu aldık. Öncelikle gönüllü arkadaşlarımızla bir toplantı yapıp koordinasyon ve iş bölümünü tamamlarız ve bir sonraki toplantı ise gerek gönüllü gerekse katılımcı sanatçıların katılımı ile gerçekleşir. Bu dönem içerisinde sosyal medyayı etkili bir şekilde kullanıp etkinliği duyurmaya devam ederiz. Ekim'in ilk hafta sonu ise eş zamanlı olarak İstanbul'un 41 noktasındaki sanatçı atölye ve evleri ziyarete açılır.

Atölyeleri seçmedeki kriteriniz neler?

Atölyelerin Şişli, Taksim, Cihangir, Galata, Karaköy, Tophane, Teşvikiye, Kurtuluş, Büyükada ve Kadıköy bölgelerinde bulunması en büyük kriterlerimizden biriydi. Çünkü 4-5 atölyenin bir bölgede olması ziyaretçiler için kolay gezilebilmesini sağlıyor. Bunun dışında sanatçıların görsel sanatlar alanında yeni önermeler yapması da bizler için önemli bir husus. Geçtiğimiz senelerde tasarımcılara da yer veriyorduk, fakat 2016’dan bu yana çağdaş sanat üreten görsel sanatçılara odaklanmış durumdayız. Bu sene 90’i aşkın başvuru aldık. Ama maalesef 90 farklı atölyeye yer vermemiz böylesine küçük bir ekiple güç olacağı için ister istemez geçen seneki katılımcı atölye sayımız olan 41 'de tutmak zorunda kaldık.


İlk yılında sadece Avrupa yakasındaki atölyelere yer veren, son yıllarda ise Anadolu yakasındaki atölyeleri de kapsayan proje önümüzdeki senelerde daha da genişlemeyi düşünüyor mu?

Herhangi bir sponsor olmaksızın daha fazla genişleme taraftarı değilim. Çünkü böylesine bir çalışma temposu bizler adına oldukça yorucu ve mesai isteyen bir meşgale. Aslen koordinatörlük benim birincil alanım değil; daha önce belirttiğim gibi öncelikli olarak bir görsel sanatçıyım. Açık Stüdyo Günleri’ne 3-4 aylık harcadığım mesainin kendi sanatsal üretimime harcayacağım saatlerden çalıyor olması benim adıma bir açıdan handikap. Bu durumu ise sponsor desteği ve büyüyen bir ekip ile aşabileceğimizi düşünüyorum. Kısaca herhangi bir destek olmaksızın ve kar amacı gütmeden gidebileceğimiz sınırlarımızı biliyoruz. Açık Stüdyo Günleri’nin fon elde ederek grafik tasarımcısından gönüllüsüne, koordinatörlerden fotoğrafçısına dek emeklerinin karşılığının verilmesini can-ı gönülden isterim. Ayrıca etkinliğin sponsorla devam etmesi de bazı olanaksızları ortadan kaldırıp işleyişi hızlandıracaktır.

Sanatçıya ne gibi katkılar sağlamayı umuyor ve nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?

Ev ve atölyelerin bilindik galeri mekânının dışında olması İstanbul’un sanat galerilerinde karşılaşamayacağımız türden bir samimiyeti sağlıyor. Tüm sanatçı arkadaşlarımız sanat profesyonelleriyle ve ziyaretçilerle kolaylıkla iletişime geçip bir ağ oluşturabiliyorlar. Bunun dışında komşu olmalarına rağmen birbirlerinin atölyesini bilmeyen sanatçıların bu etkinlik sayesinde birbirleriyle iletişime geçmesi ve yeni dostlukların oluşması bir diğer olumlu geri dönüşlerden biri. Tekelleşen sanat dünyasına bir alternatif olarak sunduğumuz ASG, bağımsız ve sponsorsuz bir girişim olarak sanatçılara farklı bir platform yaratmaktadır. 5 senedir tekrarlanan bir etkinlik olarak ASG’nin diğer bağımsız sanatçılara da ilham verdiğini söyleyebiliriz. Bu doğrultuda ev ve atölyesinde sergi açan sanatçıların sayısının arttığını da gözlemlemekten keyif alıyorum.

Bugüne kadar Açık Stüdyo Günleri, farklı yaş grupları ve farklı kesimlerden ziyaretçi ve sanatçıları kucaklayan samimi bir girişim olarak güzel geri dönüşler aldı. Gelen olumlu ilgiyse bizi gelecek ASG için motive etti.  2014 öncesine dek Türkiye’de bu tipte ve büyüklükte bir açık atölye etkinliği gerçekleşmemişti. Bu açığı birazda olsa kapattığımız için mutlu olduğumuzu söyleyebilirim.

Bu sene ASG'de sanatçı olarak kimler yer alıyor?

Açık Stüdyo Günleri 2018'de ev, atölye ve alanlarını açan sanatçılar;Güneş Acur, Metin Akbaş, Deniz Önlü // Serdar Akpınar, Setenay Alpsoy, Seydi Murat Koç // Küme Art (Ahmet Sarı, Ali Alışır, Ali İbrahim Öcal, Barış Cihanoğlu, Beyza Boynudelik, Burçin Erdi, Çağrı Saray, Deniz Pasha, Duygu Sabancılar, Ekin Su Koç, Elif Karadayı, Elifko, Emel Ülüş, Emre Ülüş,Enes Debran, Ercan Ayçiçek, Erdinç Babat, Esra Meral Demircan, Fırat Engin, Furkan Paydaş, Gamze Zorlu, Gizem Çeşmeci, Görkem Dikel, Hakan Esmer, Hasan Şahbaz, Horasan, Hüseyin Demirbaş, İpek Yeğinsu, Kadriye İnal, Mali, Mehmet İçöz, Mehmet Turgut, Mustafa Duymaz, Nezihe Bilen Ateş, Nur Gürel, Sayat Uşaklıgil, Selahattin Yıldırım, Semih Zeki, Serdar Kaynak, Serkan Yüksek, Serpil Mavi Üstün, Sertap Yeğin, Seydi Murat Koç, Şafak Yükseler, Şenay Ulusoy, Tarık Ceddi, Tuğçe Güney, Yağmur Çalış, Zeynep Akgün, İpek Milli), Taylan Ünal // Bulut Bagatur, Nur Bardakçı, Gözde Başkent, Deniz Beşer, Nevin Çakır // Muhittin Can,Tarık Ceddi, Nihan Yardımcı Çetinkaya, Deniz Çobankent, Özgür Demirci, Görkem Dikel, Günsel Demirci Dinler, Nurselin Naç // Özümcan Engüzel, Walid Farouk, Şehlem Kaçar // Meryem Güldurdak, Metin Toplu // İrem Hakyemez, Deniz İkizler, Nevin Taşkıran Kaçmaz, Sedef Karakaş, Sevim Kaya, Elifko // Ebru Köreken, Beksultan Oğuz // Barış Mengütay, Melek Mercan, Elif Çatlıoğlu ( X House Project), Ayşen Savcı, Başak Sipahioğlu, Ezgi Sönmez , Who are those people - textile and print studio (Bahar Meydan// Berna Süslü), Khanım Taghıyeva, Öykü Topal, Lea Toth, Fatma Sağ Tunçalp, Emel Ülüş, Yeşim Us, Cengiz Yatağan, Nevin Aktaş // Nevin Yici, Sanat Enstitüsü (Aras Yazıcı, Aslıhan Mumcu,Selin Yağmur Sönmez), Ebru Zarakolu

Gelecekteki planlarınız nelerdir?

Resim, video, performans ve koordinatörlüğün yanısıra bağımsız yayıncılıkla ilgili çalışıyorum. 2010 senesinden beri Sedef Karakaş ile birlikte yayınladığımız Heyt be! Fanzin ile sıklıkla yurtdışı ve yurtiçinde bağımsız yayın fuarları ve fanzin festivallerine katılıyoruz.

Türkiye’de yayınlanan fanzinler ve Heyt be! Fanzin ile ilgili konuşma yapmam için Ekim ayında Kanada’da gerçekleşecek Vancouever Art Book Fair’e davet edildim. Orada aynı zamanda Heyt be! Fanzin’in de standı yer alacak. Ve sonrasında Kasım ayı içerisinde İsviçre’de başka bir bağımsız yayın festivaline katılacağım. Kasım'dan itibaren bir süre Viyana'da yaşamaya devam edip orada kurduğumuz sanat derneğimiz ''FabrikRaum'' ile çeşitli projeler gerçekleştiriyor olacağız. Bunun dışında gelecek sene içerisinde bir kişisel sergi projesi yapmayı planlıyorum ve Ekim 2019'da tekrardan Açık Stüdyo Günleri organizasyonu olacak.

www.openstudiodays.com

denizbeser.com


En Beğenilen Portfolyolar

Anestis Anestis Andrea Alessio